Kategori arşivi: Oyun

Bioshock

 
Çok önceleri tanıştığım Bioshock serisinin 3. oyunu. Tanıtımdan da anlayacaksınız, tuhaf bir oyun. İlk oyunu ilk defa oynadığımda internet kafedeydik Call of Duty 2, çok populerdi ama biraz sıkılmıştık. İşte herkesin “başka oyun.. neler varmış” diye oyalandığı bir anda tamamen su altındaki bir şehirde geçen Bioshock ile tanıştım. Karanlık, dağınık, gizemli bir içeriği vardı. Kolunuza bir iğne yapıyordunuz ve elinizin biyolojik yapısı değişiyordu, türüne göre değişik psikokinetik özelliklere sahip elleriniz oluyordu. Genelde sessiz ortamlarda geçen bu oyunda bütün sessiz anlarda, oldukça huzur verici müzikler vardı; gerçekten tuhaf bir oyundu. Öğrendim ki 2. oyun da hatırlayamadığım aynı senaryonun devamıymış; zaten oyunun hikayesini de hiç bir zaman öğrenmedim.

Infinite, üçüncü oyun… Apayrı demeyeyim ama epey farklı ilk oyundan. Bir kere olay, uçan şehirlerde geçiyor. Başlarda oldukça ruhani, dini bir akışı var tabi ama dedim ya tuhaf bir oyun. Müziklerine ve ortamlara gene hayran kaldım; elimizi değiştiren o doğaüstü güçler (Vigors) gene var. Bir kızı kurtarıyoruz, adı Elizabeth onun karşılığında karakterimiz Booker’ın borçları siliniyor. Tabloya uzaktan bakınca görünen bu.

Gizem, gizem, gizem, din, asker, kan, özel güçler…tanıtımından da az çok tarzını anlarsınız. Özel güç demişken: oyun, kıza kadar değil kızdan sonra şeklinde işliyor; kızı tutulduğu yerden alıyoruz ama olaylar gelişiyor, gelişiyor bir bakmışız Leon gibi kız bize yardım ediyor ve birlikte maceradan maceraya… Halen oynamakta olduğum için olaylar ne şekilde seyredecek bilemiyorum.

Bolca boş vaktiniz varsa, vurdulu kırdılı oyun içindeki huzurlu şarkıların ve gizemin tadını çıkarın. Bu arada oyun 1912’de geçiyor.

Reklamlar